Ravenloft etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ravenloft etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Aralık 2013 Salı

Kara Gül Şövalyesi / Knight of The Black Rose


Her ne kadar Tracy Hickman " The real Lord Soth was never in Ravenloft" demiş olsa da ben bu hikayeyi çok severek okudum. Sık sık Krynn'e dönüşler, Kitiara'dan bahsedilmesi, Lord Soth'un hikayesinin anlatılması ve ardından sislere dönmek çok hoştu.  Özellikle benim gibi Dragonlance ve Ravenloft'a bayılan biri için eşsiz bir deneyimdi. Gerçi Magda'ya ne oldu? Strahd'ın amacı bu muydu? İyi ama neden gibi onlarca soru var aklımda. Ama herşeye rağmen 
Dargaard Keep'in Lord Soth'unu Kont Strahd von Zarovich'in Barovia'sında gezinirken görmek keyifliydi.








4 Ekim 2013 Cuma

To Sleep With Evil / Şeytanla Uyumak

Donskoy; Ravenloft dünyasındaki garip lordlardan birisi...
Azalin'in topraklarındaki evini bu lordla evlenmek, onun çocuğunu doğurmak ve daha iyi bir gelecek için terkeden Marguerite...
Fakat bu lanetin hüküm sürdüğü topraklarda kim güvende olabilir ki?




Ravenloft en sevdiğim diyarlardan biri. Sislerle çevrili, karanlık ve kötü diyarlar. Karşınıza her an her şey çıkabiliyor. Kitapları da  elimden geldiğince zamana yayarak okumaya çalışıyorum. Bu kitap hakkında pek olumlu eleştirinin olmadığı hikayelerden biriydi. Çok fazla bir şey beklemeyerek ve en azından Strahd yok diyerek okumaya başladım. Ve beni çok şaşırttı ilk yarısında kitabı elimden bırakamadım. Aslında hikaye ve karakterler tam bana göreydi. Ramos ve Zosia'ya bayıldım. Vistaniler ile ilgili bir sürü yeni şey keşfettim. Donskoy'un tuhaf kalesi, dostları ve adamları çok güzel anlatılmıştı. Marguerite'ye bayılmadım ama eh işte bir karakterdi. Sonlara doğru hikaye anlamsız bir yöne gitti. Başı ile sonunun alakası olmayan bir hal aldı. Final iyiydi, evet farklı olabilirdi ama bu hali de fena değildi. Tabi bir sürü soru işareti ile baş başa kaldım. Tüm bunlara rağmen sevdim kitabı. Jacqueline gibi müthiş bir kadın var ne de olsa hikayede. Ravenloft seviyorsanız zaten okuyun ancak Ravenloft okumaya başlamak istiyorsanız ilk tercihiniz bu kitap olmasın.

5 Mayıs 2013 Pazar

Ölülerin Dansı / Dance of the Dead

Ne dilediğine dikkat et, Ravenloft'un karanlık güçleri seni duyabilir...

Karamsar, kötücül, umutsuz, sislerle kaplı, karanlık ve  gotik bir diyar Ravenloft. Yalnızca sisler tarafından seçilenlerin düştüğü ve çıkışı olmayan bir boyut. İlk olarak Strahd Von Zarovich kötülükle bir anlaşma yapar ve vampire dönüşür. Bunun sonucu olarak ülkesi Barovia sislerle çevrilerek bu düzleme taşınır ve Ravenloft maceramız başlar. Strahd ile ilgili yazımı başka bir zamana erteleyerek asıl kitabımıza gelmek istiyorum. Ölülerin Dansı beni heyecanlandıran Ravenloft kitaplarından biri. ilk olarak yazarı Christie Golden ilk ve anlatılması imkansız Ravenloft kitabı Sislerin Vampiri'nin yazarı. İkinci olarak bu kitap ta Azalin ya da Strahd'dan bahsedilmiyor. Hatta hikaye Barovia'da geçmiyor. Bu noktada bazı sorunlar oluşuyor. Kitabın nerede geçtiği nereden nereye gidildiği belli değil. Evet bu hikayenin garipliğini destekliyor ama ne kadar olumlu bir durum tartışılır. Hikayedeki kötü adam acaba Strahd mı sorusu akla geliyor okurken ister istemez ama Strahd'dan çok farklı özelliklere sahip bir kötü adamımız var. Spoiler olmaması için fazla ayrıntıya girmiyorum. Klasik Ravenloft ortamından biraz farklıydı hikaye. Daha ayrıntılı daha derinlikli anlatılabilirmiş.İnsanı huzursuz eden ürküten etkisi yoktu pek sislerin. Bunlara rağmen bu kitabı Ben Strahd: Bir Vampirin Anıları ve Azalin'le Savaş kitaplarından daha çok severek okudum. Gerçi hikayenin sonu ile ilgili sorunlarım da var ama Ravenloft ortamını göz önünde bulundurursak yazarın pek bir seçeneği yoktu sanırım. Ayrıca kitabın çevirmenine de değinmek istiyorum. Cihan Karamancı müthiş bir çevirmen. Herhalde onun çevirdiği ve zor okunan hiç bir kitap yoktur. Kendisi aynı zamanda Rüzgarın Adı ve Bilge Adamın Korkusu'nun da çevirmeni. Ravenloft mutlaka yolunuzun düşmesi gereken diyarlardan okuyun pişman olmayacaksınız:)
Dansa devam et.
Larissa gözlerini kapadı. Sesin Misroi'denmi geldiğini, yoksa yalnızca kafasının içinde mi yankılandığını anlayamadı. Önemi yoktu. Karşı koyması imkansızdı ve daha da garibi öyle bir arzusu da bulunmuyordu. Zombi lordu ile dansçı boş zeminde dönmeyi sürdürdüler. Larissa'ya sanki ayakları yere değmiyormuş gibi geliyordu. Nerede bulunduğunu, kiminle dans ettiğini, hatta kim olduğunu bile unutmaya başladı. İçinde biriken güce kayıtsız şartsız boyun eğdi.
Larissa işte o zaman ne kadar çok üşüdüğünün farkına vardı. Misroi'nin demir gibi kollarında süratle ve kendinden emin adımlarla ilerlemeye devam etse de artık uzuvlarını hissedemiyordu. Kapıldığı güç hissinin yerini korku almaya başladı.
Çığlık atan Larissa tökezleyip düşmekten kıl payı kurtuldu. Misroi'nin acımasızca tuttuğu el artık neredeyse gri deriyle kaplı bir kemik parçasından ibaretti.
Larissa bir zombiye dönüşüyordu.

12 Şubat 2013 Salı

Sislerin Vampiri / Vampire of the Mists

Ne dilediğine dikkat et...
Ravenloft'un karanlık güçleri seni duyabilir...

Acıyla sonlanan ümitsiz bir aşk öyküsü...
Kayalıkların tepesinde inşa edilmiş korkunç bir şato...
Açılmaması gereken kilitli bir oda...
Bir rahip, bir hırsız ve bir kurt kadın...
ve iki vampirin dehşet verici iradelerinin ölümcül çarpışması...


  Bu öyle bir hikaye ki hakkında neler yazacağıma bir türlü karar veremiyorum. Jander Sunstar öyle bir kahraman ki hayali olduğunu bilmenize rağmen onunla ağlayıp, onunla acı çekiyorsunuz. Onun hüznü içinize işliyor son satırlara kadar. Ve nefret ediyorsunuz Strahd'tan. Unutulmaz, insanın içine işleyen kitaplardan Vampire of the Mists. 
Ravenloft'un karanlık, tehlikeli dünyasında, sislerin arasında Jander'in minik umut kırıntısının ardından gidiyorsunuz. 
Okuyun, okutun...



İşte Tanrıların bu topraklara armağanı. Onu saygıyla ve iyi kullanın. Fakat bu sırrı sadece rahipten rahibe geçirin. Kuzgun ailesi gelecek ve bu onların kutsal sembolü olacak. Gücü güneşin gücünden gelmektedir, ışık ve sıcaklık... Bu, hüzünlü diyarların üzerine düşecek olan Gölge'yi kaldırmak için son umuttur.