Bir kedi ile beraber yaşamak inanılmaz bir his. O kadar özel yaratıklar ki. Karşılıksız ve çıkarsız sevgileri, hepsinin kendine has karakteri, hayatınızda yaptıkları değişiklikler. Eve geç kaldığınızda kapıda size sinirli sinirli bağırması, burnunuzu yalayarak her sabah uyandırması,her söylediğinize cevap vermesi... Ben oğlumla sokaklarda tanışmadım. Veterinerden almıştık onu. Tekir ve erkek olduğu için onu isteyen kimse çıkmamış, çok çirkin bu olmaz falan demişler. Evet benim oğlum cins bir kedi değil ama kocaman bir kalbi olan sevgi dolu çok özel bir kedi. Bob'un hikayesini okurken çok etkilenmemin sebebi muhtemelen hayatımızı bir kedi ile paylaşıyor olmamız. Her çevirdiğim sayfa bana yaşadığımız bir şeyleri anımsattı. Hele o kısırlaştırma ameliyatı herhalde hayatımın en zor gecesiydi. Bunları yazmamın sebebi "aman abartmış kitap olsun diye" şeklinde yorum yapanlar.
Sokak Kedisi Bob, uyuşturucu problemiyle savaşan bir sokak sanatçısı ile onun hayatını değiştiren yaralı bir sarmanın hikayesi. Çok içten anlatılmış, içinizi ısıtan bir hikaye. Öyle bir kitap ki elinize aldıktan 1 saat sonra siz ne olduğunu anlamadan bitiveriyor. Bazen gözlerinizi dolduruyor, bazen bir tebessüm oluşturuyor yüzünüzde. Ama okuduğunuza kesinlikle pişman olmayacağınız bir kitap. Gerçi ben yer yer james Bowen'i kıskanmadım değil. Benim asi oğlum değil omuzumda gezmek kucağa bile gelmekten nefret ediyor. Okuyun okuyun okuyun. Ve lütfen bu sıcak havalarda o minik canlar için bir kap su koymayı unutmayın kapılarınızın önüne. Bir kapta mama koyarsanız şahane olur.
