29 Ağustos 2014 Cuma

New York Üçlemesi / The New York Triology


Ufak tefek hikayelerini saymazsam bu Paul Auster’ın okuduğum ikinci kitabıydı. Özetle post-modern bir dedektiflik öyküsü denebilir galiba. Umarım. Daha doğrusu 3 tane. 

Okurken ne zaman elime almam gerekse içimi bir sıkıntı kaplıyordu, okumaya başladığımda ise bu defa elimden bırakamıyordum. Zaten yazarın amacı da bu heralde. Bilmiyorum. İlk okuduğum kitabı Levitathan’dı. Onu biraz daha çok sevmiştim. Daha fazla şey anlamıştım sanırım. Ya da hiçbir şey anlamamıştım? Onu da bilmiyorum. Malum yazan Auster olunca anlamak ve bilmekle ilgili sınırlar epeyce bulanıklaşıyor. Ve tabi kimlikler. Basit dedektiflik maceraları eninde sonunda karakterlerin takip ettiği kişileri daha yakından tanımaları veya anlamaya çalışmaları noktasında kontrolden çıkıyor. Daha fazlasını okuyup görün.

Paul Auster hikayelerini okurken genelde şöyle bir durumda buluyorum kendimi: “Ha kesin bu adam ordaki adam. O defter de öbür hikayedeki defter. Çok mantıklı ya, süper yazıyor herif.” Tabi sonunda hiçbir şey o şekilde mantıklı bir çözümlemeye ulaşmıyor. Ve ben de gıcık oluyorum. Sonuçta muhakkak aklımı kurcalayan bir şeyler kalıyor. Belki bu noktada Auster hikayelerine biraz sinir oluyorum bile diyebilirim. Daha kesin cevaplar arıyorum galiba okurken. Özellikle bu kitaptaki “aslında bu hikayeler birbirine bağlantılı ama belki de değildir” tınısından pek hoşlanmadım. Ama bir bildiği vardır heralde Paul Bey’in.


Sonuçta tartışmalı yönlerine rağmen okunmaya değer buldum. Yine de bence Leviathan daha iyiydi. Paul Auster’ı daha yakından takip etmeli miyim bilmiyorum. Siz de okuduğunuzda takdir edeceksiniz ki bu takip hikayelerinin sonu pek hayırlı bitmeyebiliyor :-)

2 yorum:

  1. Ben Leviathan'ı okumuştum ama en ufak bir şey hatırlamıyorum. Brooklyn Follies ise harikaydı bence, onu detaylarıyla hatırlıyorum :) Bu seri de çok meşhur ama fırsat olmadı bir türlü.

    YanıtlayınSil
  2. Brooklyn Follies çok uzun süredir okuma listemde, bir an önce bende okumalıyım bu yorumunuzdan sonra. Umarım bu seriyi de seversiniz.

    YanıtlayınSil