27 Aralık 2013 Cuma

Yeni Bir Çağın Doğuşu / The Dawning of a New Age


3 yıl kadar önce Emre'nin yanına gidip (tabi o zamanlar kocam değildi) Yüzüklerin Efendisi gibi bir fantastik okumak istiyorum ben, liseliler, parlayan vampirler olmasın çok sıkıldım dedim. Tolkien ile tanışmamın üzerinden 10 yıldan fazla geçmişti ama elfler, cüceler olan kitaplar bir türlü istediğim gibi çıkmıyordu, tabi frp den falan da haberim yok. Vampire the Masquarede Bloodlines, Warcraft gibi bayıldığım bir çok şeye onun tavsiyesi ile başladığım için derdimi çözeceğine inanıyordum. Neyse elime Kara Elf Üçlemesi'nin ilk kitabını verdi tam istediğin gibi diye. Forgotten Realms ile ilgili Baldur's Gate oynadığım için biraz fikrim vardı ama yok Drizzt'e bir türlü ısınamadım. Telefonda aslında Dragonlance oku istersen o daha romantik bir dünya daha çok sevebilirsen diyince koşa koşa ilk Dragonlance kitabımı aldım ki Aydın da D&R'da ilk iki kitabı bulmuş olmam tamamıyla ilahi bir işaretti bence. Forum D&R'ı görenler ne demek istediğimi anlayacaktır. Daha ilk sayfada aşık oldum kitaba çünkü inn de handa başlıyordu. Bir kitap handa başlıyorsa o mutlaka harikadır bakınız Rüzgarın Adı. İlk üçleme ikinci üçleme, ay bunlar ne oldu acaba, Dalamar, Huma derken bugünlere geldim. Tabi bu arada boynuz kulağı geçermiş, sevgili kocacığımı Dragonlance, Ravenloft gibi alanlarda çok geride bıraktım. Şöyle bol bol Planescape:Torment kitabı bulsam onda da üstün performans göstereceğim ama şans işte. Yeni Çağın Ejderhaları ve Dhamon üçlemesi özellikle uzak durduğum kitaplardı. Hakkında ki olumsuz eleştiriler yüzünden ve bolca önyargı ile uzun bir süre okumak istemedim. Ama Okuma Şenliği için üçleme okumam gerekince vazgeçmeyeceğim ve kaçmayacağım fantastik bir seri lazımdı. Belli bir sırayla kitap okumak bana pek yaramıyor genelde. Kabul ediyorum kitaplarla ve yazarla ilgili eleştiriler çok yersiz değil. Krynn fena durumda, Kaos savaşı sona ermiş, büyü yok, tanrılar yok, mızrak kahramanlarından geriye yalnızca Goldmoon kalmış. Yeni yol arkadaşlarına ihtiyacımız var ve umuda. Goldmoon kendi kahramanlarını topluyor bir araya ve bir elf, bir kender, bir cüce, bir insan şeklinde macera başlıyor. Dhamon  ilgili fikirlerimden henüz çok emin olmadığım için o ve diğer karakterler ile ilgili yorumlarımı diğer kitaplara saklıyorum. Tabi tanıdık yüzler de yok değil, Palin Majere ve Skie gibi ve bol bol Kitiara'nın kulaklarını çınlatıyoruz. Ruhlar Savaşı ve Karanlık Havari üçlemelerini okumuş olduğum için biraz konuyu karıştırdım ve ya bu yaşıyor muydu nasıl böyle oldu gibi karışıklıklar yaşadım. Margaret Weis ve Tracy Hickman Ruhlar Savaşı'nı bu serilerin devamı olarak yazdığına göre bana da çok konuşmadan okumak düşüyor. Keyifle okunan kitaplar ancak benim gibi kargaşa yaşamak istemiyorsanız aman ha Yaz alevi Ejderhaları'ndan sonra okuyun...



2 yorum:

  1. Ejderha Mızrağı benim de en çok sevdiğim serilerden biridir. Tas, Flint, Raistlin, Sturm, Tanis... ve tabii ki diğerleri. Hepsinin yeri ayrıdır bende. Fakat Yaz Alevi Ejderhaları'ndan sonraki birkaç kitapta artık o tadı alamamaya başladım. Sonunda vedalaştık kendisiyle... Ruhlar Savaşı ve Karanlık Havari üçlemesini hiç okumadım mesela. Yine de içten içe merak etmiyor da değilim :) Tavsiye eder misiniz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İlk kitaplardaki tat yoktu elbette ama Ruhlar Savaşı da Karanlık Havari üçlemesi de güzeldi. Hatta Sonradan yazılan kayıp tarihçeleri hala okumadım, kötü günler için saklıyorum. Bana kalırsa kesin okuyun. Ruhlar Savaşı, Jean Rabe'in kitaplarından sonra yazıldığı için Ansalon'un yeni haline alışmakta çok zorlanmıştım ama Weis ve Hickman üçlemeyi öyle bir yerde bırakmışlar ki Karanlık Havari'yi okumasam meraktan ölürdüm. Yeni Çağın Ejderhaları'nı ise okumaya karar verirseniz ben sorumluluk kabul etmem :)

      Sil